Viyana’dan Washington’a | FPÖ ile Trump çevresi arasındaki ilişkiler

Viyana’dan Washington’a | FPÖ ile Trump çevresi arasındaki ilişkiler

Avusturya Özgürlük Partisi [FPÖ], ABD’deki aşırı sağcı Cumhuriyetçi çevrelerle uzun yıllardır ilişkiler kuruyor. Bu ilişkilerin merkezinde ise ABD Başkanı Donald Trump bulunuyor. FPÖ için Trump hem siyasi bir rol model hem de ideolojik bir ilham kaynağı.

Parti toplantıları, konferanslar ve bağış galaları üzerinden FPÖ’lü siyasetçiler ABD’deki sağcı Cumhuriyetçilerle ağ kuruyor. Göç karşıtı politikalar, iklim koruma önlemlerine muhalefet ve “wokeness” karşıtı söylemler bu temasların ortak noktaları arasında yer alıyor.

Bu bağlantılar parti yönetimine kadar uzanıyor. FPÖ’lü siyasetçiler Harald Vilimsky, Herbert Kickl ve Heinz-Christian Strache gibi isimler yıllardır Cumhuriyetçi çevrelerle temas halinde. Parti gençliği de ABD’deki sağcı gençlik örgütleriyle ilişkiler kuruyor.

Vilimsky ağın merkezinde

FPÖ’nün Avrupa Parlamentosu delegasyonunun başkanı Harald Vilimsky, bu ilişkilerin kilit isimlerinden biri olarak görülüyor. Vilimsky yıllardır ABD’deki sağcı etkinliklere katılıyor ve Avrupa’daki aşırı sağ çevrelerle Cumhuriyetçiler arasında bağlantı kuran isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

Vilimsky, 2016’da Trump’ın seçim gecesi kutlamasında yer aldı. Ayrıca düzenli olarak Conservative Political Action Conference [CPAC] toplantılarına katılıyor. Bu konferans ABD’deki aşırı sağcı ve muhafazakâr çevrelerin en önemli buluşmalarından biri olarak biliniyor.

Vilimsky aynı zamanda New York’taki Cumhuriyetçi gençlik örgütü New York Young Republican Club [NYYRC] tarafından düzenlenen bağış etkinliklerine de katılıyor ve kulübün üyeleri arasında yer alıyor.

FPÖ gençliği ile Cumhuriyetçi gençler arasında temas

2022’de FPÖ’nün gençlik örgütü Ring Freiheitlicher Jugend [RFJ] ile NYYRC arasında işbirliği olduğu ortaya çıktı.

RFJ Başkanı Maximilian Krauss’a göre iki örgüt Batı kültürünü “başka değerlere boyun eğmekten korumayı”, yasadışı göçü durdurmayı ve gelecekteki karantina önlemleri ile “zorunlu aşı” uygulamalarını engellemeyi hedefliyor.

Salzburg Eyaleti Başbakan Yardımcısı Marlene Svazek de Vilimsky ile birlikte birkaç kez ABD’ye gitti. Svazek 2023’te Trump’ın yeniden adaylığı için para toplanan bir Cumhuriyetçi bağış galasına katıldı.

Strache ve Hofer Trump’ın yemin töreninde

FPÖ ile Trump çevresi arasındaki temaslar parti yönetiminin üst kademelerine kadar uzanıyor.

Heinz-Christian Strache 2016’daki ABD seçimlerinden önce bir hafta boyunca ABD’de bulunarak o dönem Trump’ın danışmanı olan Michael Flynn ve Cumhuriyetçi kongre üyeleriyle görüştü.

Strache ve Norbert Hofer ise 2017’de Trump’ın göreve başlama törenine [Inauguration of Donald Trump] katıldı.

FPÖ lideri Herbert Kickl de bu yıl törene davet edildi. Ancak ÖVP ile yürütülen [daha sonra başarısız olan] koalisyon görüşmeleri nedeniyle yerine Susanne Fürst gönderildi.

Kickl: Trump “yeni bir başlangıcın” işareti

FPÖ lideri Herbert Kickl, Trump’a yönelik övgülerini kamuoyunda da dile getiriyor.

Kickl, 6 Kasım 2024’te Facebook’ta Trump’ın seçim zaferini kutlayarak ABD’de “taze bir rüzgâr” ve “yeni yollar” başladığını yazdı. Bir gün sonra yaptığı başka bir paylaşımda ise “Trump TOP, Ampel hükümeti FLOP” ifadelerini kullandı.

Ortak söylemler: göç, kültür savaşı ve “Law & Order”

FPÖ’lü siyasetçiler Trump’ın medyaya yönelik sert tavrını da sık sık övüyor. Bunun yanında ideolojik benzerliklere de dikkat çekiliyor.

RFJ Başkanı Maximilian Krauss, Trump’ın daha sonra avukatı olan eski New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani’nin uyguladığı “Law & Order” politikasını övdü.

Toplumsal cinsiyet politikalarında da benzer bir söylem kullanılıyor. FPÖ’lü siyasetçi Susanne Fürst, trans hakları ve eşitlik politikalarına karşı mücadelede Trump’ı örnek göstererek “Trump tüm bu ‘woke’ saçmalıkları ortadan kaldıracak” dedi.

Kürtaj ve nüfus politikaları

Trump’a yakın isimlerden biri olan Matt Schlapp, düşük doğum oranlarının ve kürtajların nüfusun azalmasına yol açtığını savunuyor.

Bu tartışma son yıllarda aşırı sağ çevrelerde daha fazla öne çıkıyor. Almanca konuşulan ülkelerde aşırı sağcı Identitäre Bewegung tarafından yaygınlaştırılan “nüfus değişimi” anlatısı FPÖ’lü bazı siyasetçiler tarafından da dile getirildi. Bu söylemleri kullanan isimler arasında Herbert Kickl, Heinz-Christian Strache ve Manfred Haimbuchner bulunuyor.

Queer bireyler hedefte

ABD’de başlayan bazı kültür savaşı tartışmaları Avrupa’ya da taşındı. Bunlardan biri de drag queen’lerin çocuklara kitap okuduğu etkinlikler etrafında gelişen tartışma.

ABD’de bu tartışmalar sonucunda Tennessee eyaleti bu tür etkinlikleri yasaklayan ilk eyalet oldu.

FPÖ de benzer bir yasağı savundu. FPÖ Viyana lideri Dominik Nepp, çocuklara transgender kimliklerin “normal” olarak gösterilmemesi gerektiğini savundu.

İklim politikalarında da benzer tutum

İklim politikalarında da FPÖ ile Trump’ın MAGA hareketi arasında paralellikler bulunuyor.

Trump, 2017’de göreve geldikten sonra Paris Climate Agreement’dan çekilme kararı aldı. Daha sonra ABD Başkanı olan Joe Biden bu kararı geri çevirdi.

FPÖ ise Avrupa Parlamentosu’nda anlaşmaya karşı oy verdi ve iklim politikalarını sık sık eleştirdi. Parti ayrıca iklim krizinin insan kaynaklı olduğu yönündeki bilimsel görüşlere şüpheyle yaklaşıyor.

FPÖ için Trump bir siyasi ikon

FPÖ için Trump yalnızca bir siyasi müttefik değil. Aynı zamanda siyasi bir model olarak görülüyor.

Trump – tıpkı Vladimir Putin ve Viktor Orbán gibi – FPÖ çevrelerinde güçlü liderlik ve sert devlet politikalarının sembolü olarak sunuluyor.

Eleştirmenlere göre ise bu liderlerin ortak özelliği, kendilerini “elitlere karşı mücadele eden” figürler olarak göstermelerine rağmen uzun yıllardır siyasi ve ekonomik elitlerin bir parçası olmaları.| ©DerVirgül

Yayınlama: 10.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.