Türkiye doğumlu, beş yaşında Viyana’ya gelmiş | Viyana ve suçla sürüklenen çocuklar

Türkiye doğumlu, beş yaşında Viyana’ya gelmiş | Viyana ve suçla sürüklenen çocuklar

14 yaşın altındaki çocuk suçlularla nasıl başa çıkılmalı? Viyana yönetimi, genç suçluluğuna karşı iki yeni önlem getiriyor: Tekrar suç işleyenler için kapalı bir kurum ve önleyici amaçlı sosyal pedagojik “buddy” sistemi.

Simmering’in kenarında bir ev: iki katlı, 140 metrekarelik bir alan ve geniş bir bahçe. Normalde piyasadaki pek çok ev gibi görünebilir. Ancak bu ev, kırılmaz camlar ve güvenlik kapılarıyla donatılmış durumda.

Die Presse gazetesinden Sissy Rabl’nin makalesine göre, Mayıs ayında buraya birkaç haftalığına iki erkek çocuk yerleştirilecek, her biri ayrı bir katta kalacak. İkisi de henüz 14 yaşında değil, ancak o kadar sık suçla karşı karşıya kaldılar ki Viyana Belediyesi artık hangi sosyal yardım yönteminin etkili olacağını bilemiyor. Aynı zamanda cezai sorumluluk yaşına gelmedikleri için yargı sistemi açısından da doğrudan müdahale edilemiyor. Siyasette son iki yıldır iki çözüm yoğun şekilde tartışıldı: Ceza sorumluluğu yaşını 14’ten 12’ye düşürmek ya da bu çocuklar için kapalı kurumlar kurmak. Bu adım artık atıldı: İlk “mola evi” [Auszeit-WG] Mayıs’ta açılıyor.

İlk yıl için 800 bin Euro
Toplum için yüksek risk taşıdığı belirtilen ikişer çocuk, 24 saat boyunca iki-üç sosyal pedagog tarafından gözetilecek. Bu görevliler öz savunma, gerilim azaltma ve müdahale teknikleri konusunda eğitimli. Yıl boyunca toplam 8 ila 16 çocuk, 6 ila 12 hafta arasında bu merkezde kalabilecek.

Çocuklara sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve doktorlar eşlik edecek. Spor programları ve geziler de planlanıyor. Amaç; düzenli bir günlük hayat kurmak, yeni bir çevre sunmak ve güven ilişkisi oluşturmak. Bu proje için şehir ilk yıl 800 bin Euro bütçe ayırıyor.

Bu yaş grubunda en sık görülen suçlar arasında hırsızlık, fiziksel saldırı ve araç soygunları bulunuyor. 100 km/s hızla şehir içinde yapılan yarışlar, eczane ve büfe soygunları da vakalar arasında. Suçlar genellikle grup halinde işleniyor, bazen kaydedilip sosyal medyada paylaşılıyor. Özellikle bazı çok ağır vakalar kamuoyunun dikkatini çekmiş durumda.

Aşırı vakalar
Geçen yaz Meidling’deki Steinhagepark’ta 15 yaşındaki bir genç, 14-16 yaş arası dört kişi tarafından ağır şekilde dövüldü ve başına tekmeler atıldı. Kafatası kırığı ve beyin kanaması geçirdi. Olayı 13 yaşındaki bir çocuk cep telefonuyla kaydetti. Başka bir örnekte ise 16 ve 14 yaşındaki iki kardeş, yalnızca 2024 yılında 2200 suç kaydıyla gündeme geldi.

Bu tür durumlar için geliştirilen “Auszeit-WG”, yılda 50’den fazla suç işleyen çocuklar için son çare olarak görülüyor. Bundeskriminalamt bu tür vakaları “sistem bozucu” olarak tanımlıyor. Peki bu çocuklar kim?

Yalnız geçen çocukluk

Bu hayatı yakından tanıyanlardan biri Emir [gerçek adı değil]. 20’li yaşlarının ortasında. Türkiye doğumlu, beş yaşında Viyana’ya gelmiş. Babası sürekli çalışan bir işçiydi, annesi ise yeni sisteme uyum sağlamakta zorlanıyordu. Evde duygular konuşulmazdı. Emir çok zamanını yalnız geçirdi, okuldan kaçtı ve arkadaşlarıyla “yaramazlıklar” yaptı. Zamanla suçla da temas etti. “Ceza geldiğinde ve ailen ‘kendin hallet’ dediğinde insan tamamen yalnız kalıyor,” diyor.

12 yaşında bir gençlik merkezine gitmeye başladı. Orada yeni bir dünya tanıdı, farklı deneyimler yaşadı. Başvurular yazdı, gezilere katıldı. Bu deneyimler hayatında dönüm noktası oldu. Bugün kendisi bir sosyal hizmet uzmanı.

Rol modeller eksik
“Bu çocuklarda temel güven duygusu yok,” diyor “Rettet das Kind” derneğinden sosyal hizmet uzmanı Christian Reiner. “Dünya onlar için güvenli bir yer değil. İhmal edildiler ve çoğu zaman yalnız kaldılar.” Ayrıca olumlu rol modellerin, eğitim desteğinin ve demokratik değerlerle temasın eksik olduğu vurgulanıyor.

Polis verilerine göre pandemi sonrası 14 yaş altı şüpheli sayısı artıyor. 10-14 yaş grubunda son 10 yılda sayı iki katına çıktı. 2025’te 13.179 şüpheli kaydedildi. 10 yaş altındaki çocuklarda ise bir yılda %32 artışla 1119 vakaya ulaşıldı. Ancak polis, bu artışın daha sıkı kontroller ve yoğun soruşturmalarla da bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

“Buddy” sistemi: gönüllü destek
Şehrin ikinci önlemi ise “yönlendirme desteği” programı. Yılda en az beş suç kaydı olan çocuklar gönüllü olarak bu programa katılıyor. Dört sosyal çalışanın eşlik ettiği 14 çocuk yaklaşık altı aydır destek alıyor.

Programda çocuklarla düzenli temas kuruluyor: telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, birlikte yemekler, geziler, spor aktiviteleri. Amaç; çocukların kendilerini keşfetmeleri ve olumlu deneyimler yaşamaları. Pek çoğu bu ilgiyi ilk kez görüyor.

Sabit bir yetişkin figürü önemli
Sosyal hizmet uzmanlarıyla çocuklar arasında bağ kurulması kritik. “Ancak bu bağ kurulduğunda çocukla yüzleşme mümkün olur,” diyor Reiner. Çocuklar hem destekleniyor hem de yaptıkları yanlışlarla yüzleşiyor.

Kapalı kurumlar ise tartışmalı. Reiner’a göre Viyana’da zaten geniş bir destek ağı var, ancak pandemi sürecinde bazı çocuklara ulaşılamadı.

Eşitsiz başlangıçlar
Yeni “mola evleri” için yasal zemin hâlâ tartışmalı. Mevcut yasaya göre özgürlük kısıtlaması için üç şart gerekiyor: yüksek risk, alternatif eksikliği ve psikiyatrik tanı. Yetkililere göre bu çocuklarda genellikle davranış bozukluğu bulunduğu için bu şartlar sağlanmış sayılıyor.

İstatistiklere göre suç şüphesi olan çocuklar arasında yurtdışında doğanların oranı %51,3 ile ilk kez çoğunlukta. Emir’e göre bunun nedeni daha zor koşullar: dışlanma, dil sorunları, yoksulluk, travmalar. “Gerekli fırsatlar verilse, hiçbiri araba çalmak istemez,” diyor.|©DerVirgül

Yayınlama: 19.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.