Berlin’in Yeni Lideri Türkiye Kökenli Olabilir
BERLİN – Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül’de yapılacak eyalet seçimleri öncesinde yayımlanan son kamuoyu yoklaması, Türkiye kökenli siyasetçi Elif Eralp için önemli bir avantaj ortaya koydu. Sol Parti’nin (Die Linke) eyalet başbakanı adayı olan Eralp’in partisi, anketlerde ilk sıraya yerleşti.
Tagesspiegel gazetesi adına kamuoyu araştırma şirketi Civey tarafından yaklaşık 3 bin seçmenle gerçekleştirilen ankete göre, Sol Parti yüzde 21 oy oranıyla yarışın zirvesinde bulunuyor.
Onu yüzde 19 ile Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), yüzde 18 ile aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 17 ile Yeşiller ve yüzde 12 ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) izliyor.
CDU aday değişikliğine rağmen geride
Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner, ocak ayında yaşanan ve günler süren elektrik kesintilerinin ardından yoğun eleştirilerin hedefi olmuştu. Artan baskılar üzerine 10 Temmuz’da yeniden aday olmayacağını açıklayan Wegner’in yerine CDU, Berlin Eyaleti Maliye Bakanı Stefan Evers’i aday gösterdi.
Aday değişikliği CDU’nun oy kaybını durdursa da parti, son ankette Sol Parti’nin gerisinde kaldı.
Koalisyon senaryoları gündemde
Anket sonuçlarının sandığa yansıması halinde Berlin’de Sol Parti, Yeşiller ve SPD’nin oluşturacağı üçlü koalisyon en güçlü ihtimallerden biri olarak değerlendiriliyor.
CDU’nun ise SPD ve Yeşiller ile hükümet kurma olasılığı bulunuyor. Buna karşın CDU, Sol Parti ile koalisyona sıcak bakmadığını daha önce birçok kez açıkladığı için iki parti arasında ortaklık ihtimali zayıf görülüyor.
Uzmanlar, seçimlere kadar dengelerin değişebileceğini ancak mevcut tabloya göre Sol Parti’nin önemli bir avantaj yakaladığını belirtiyor.
Federal hükümete destek de geriliyor
Anket, yalnızca Berlin’deki siyasi tabloyu değil, federal hükümete yönelik memnuniyetsizliği de ortaya koydu.
CDU’lu Federal Başbakan Friedrich Merz’e duyulan güven yüzde 16 seviyesinde kalırken, federal hükümetten memnuniyet oranı ise yüzde 13 ile şimdiye kadarki en düşük düzeylerden biri olarak ölçüldü.
Elif Eralp kimdir?
45 yaşındaki Elif Eralp, halen Berlin Eyalet Parlamentosu’nda Sol Parti Grup Başkan Vekili olarak görev yapıyor.
1981 yılında Münih’te dünyaya gelen Eralp, hukuk eğitimini Hamburg Üniversitesi’nde tamamladı. Anne ve babası, 1980’li yıllarda siyasi nedenlerle Türkiye’den Almanya’ya sığınan sosyalist ve sendikacı bir çift.
Çocukluk yıllarından itibaren siyasi faaliyetlerin içinde büyüyen Eralp, 10 yaşındayken bir çevre kulübü kurduğunu, gençlik döneminde ise nükleer enerji karşıtı hareketlerde aktif rol aldığını anlatıyor.
Yaklaşık 12 yıl önce Berlin’e taşınan Eralp, burada özellikle yüksek kiralar, kentsel dönüşüm projeleri ve ırkçılıkla mücadele alanlarında çalışmalar yürüttü.
2017 yılında Sol Parti’ye katılan Eralp, 2021 yılından bu yana Berlin Eyalet Parlamentosu üyesi olarak görev yapıyor. Evli ve iki çocuk annesi olan Eralp, seçimleri kazanması halinde Berlin’in ilk Türk kökenli eyalet başbakanı olarak tarihe geçecek.
Neden Almanya’da “eyalet başbakanı”, Avusturya’da ise “vali” deniyor?
Almanya ve Avusturya’nın ikisi de federal devlet olmasına rağmen, eyalet yönetimlerinin unvanları farklıdır.
Almanya’da 16 eyaletin hükümet başkanlarına “Ministerpräsident” (Eyalet Başbakanı) denir. Berlin, Hamburg ve Bremen ise hem şehir hem de eyalet statüsünde oldukları için burada görev yapan yöneticiler aynı zamanda belediye başkanıdır. Berlin’de resmi unvan “Regierender Bürgermeister” (Yönetici Belediye Başkanı) olsa da, bu görev fiilen bir eyalet başbakanının yetkilerine sahiptir. Bu nedenle Türkçe haberlerde anlaşılır olması için çoğu zaman “Berlin Eyalet Başbakanı” ifadesi kullanılır.
Avusturya’da ise dokuz eyaletin hükümet başkanlarının resmi unvanı **”Landeshauptmann/Landeshauptfrau”**dur. Bu unvanın Türkçede tam bir karşılığı bulunmadığından genellikle “Eyalet Valisi”, “Eyalet Başkanı” ya da doğrudan Landeshauptmann olarak kullanılır. Avusturya’da “Ministerpräsident” unvanı bulunmadığı için eyalet yöneticileri için “eyalet başbakanı” ifadesi kullanılmaz.
Kısacası, iki ülke de federal yapıya sahip olsa da, bunun nedeni yetki farkı değil, anayasal gelenek ve resmi unvanların farklı olmasıdır.|© DerVirgül