Avusturya’nın Medya Reformunda Göçmen Basını Yine Dışarıda Kaldı
| Adem Hüyük
Avusturya hükümetinin medya destek sistemini yeniden şekillendirecek milyonlarca euroluk reform paketi, “medya çeşitliliği” ve “kaliteli gazetecilik” hedefleriyle tanıtıldı. Ancak ülkede on binlerce göçmene ulaşan Türkçe, Boşnakça, Sırpça, Hırvatça ve diğer göçmen topluluklarına yayın yapan medya kuruluşlarının yeni sistemde nasıl değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme ya da açıklamaya yer verilmedi.
Özellikle Türkçe yayın yapan medya kuruluşları açısından bu belirsizlik, yıllardır devam eden yapısal bir sorunu yeniden gündeme taşıyor. Bağımsız göçmen medyası, kamu kurumları veya siyasi partilerin reklam ve ilan bütçelerine doğrudan erişmekte zorlanırken, çoğu zaman Avusturya’daki devlet kurumlarında ya da siyasi partilerde görev yapan Türkiye kökenli kişilerin yönlendirmelerine bağımlı hale geliyor. Bu durum, reklam ve kamu ilanlarına erişebilmek isteyen bazı yayın organlarının bağımsız habercilik yerine belirli kişi veya kurumların basın bültenlerini yayımlamaya yönelmesine neden olabiliyor.
Eleştirilerin odağında ise kamu kurumlarının Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarını değerlendirirken bağımsız gazetecilik kriterlerinden çok, belirli kişi veya çevrelerin referanslarını esas aldığı yönündeki iddialar yer alıyor. Sektör temsilcilerine göre bu yaklaşım, yıllardır sahada gazetecilik yapan ve özgün içerik üreten yayın organlarını ekonomik açıdan zayıflatırken, bağımsız gazetecilerin mesleği bırakmasına yol açıyor.
Ortaya çıkan boşluk ise giderek daha fazla sosyal medya fenomenleri, influencer’lar ve doğrulanmamış içerik paylaşan sosyal medya grupları tarafından dolduruluyor. Bu durum yalnızca bağımsız göçmen medyasını değil, kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye erişimini de olumsuz etkiliyor.
Göçmen medya temsilcileri, hazırlanacak yeni destek sisteminde yalnızca ana akım medya kuruluşlarının değil, farklı dillerde yayın yapan ve toplumun önemli bir kesimine ulaşan bağımsız göçmen medyasının da objektif, şeffaf ve eşit kriterlerle değerlendirilmesini talep ediyor.
Medya destek sistemini köklü şekilde değiştirecek
Avusturya hükümeti, medya destek sistemini köklü şekilde değiştirecek yeni bir reform paketi üzerinde uzlaştı. SPÖ’lü Medya Bakanı Andreas Babler tarafından hazırlanan düzenleme, hükümet tarafından “daha fazla kalite, şeffaflık ve medya çeşitliliği” hedefiyle savunulurken, muhalefet ve bazı medya çevreleri devletin gazetecilik üzerindeki etkisinin artabileceği uyarısında bulunuyor.
Destek sistemi baştan aşağı değişecek
2028 yılından itibaren kademeli olarak yürürlüğe girmesi planlanan reformla birlikte, bugüne kadar farklı fonlar üzerinden yürütülen medya destekleri tek bir sistem altında toplanacak.
Yeni modelde artık gazete, televizyon, radyo veya dijital yayın ayrımı yerine, gazetecilik faaliyetlerinin kalitesi temel kriter olarak değerlendirilecek. Basın desteği, kaliteli gazetecilik fonu, özel yayıncılık desteği, podcast fonu ve dijitalleşme teşvikleri de bu çatı altında birleştirilecek.
Hükümet, dijitalleşme ve küresel platformların yarattığı ekonomik baskılar nedeniyle bağımsız gazeteciliğin desteklenmesinin demokratik toplum açısından zorunlu hale geldiğini savunuyor.
En büyük tartışma: Devlet medyaya ne kadar yakın olmalı?
Reformun en çok tartışılan yönü ise kamu kaynaklarının medya üzerindeki olası etkisi.
Yeni sistemde destek kararlarının medya uzmanları ve Avusturya İletişim Kurumu (KommAustria) temsilcilerinin katkısıyla daha şeffaf biçimde alınacağı belirtiliyor.
Ancak karar verici kurulların nasıl oluşturulacağı ve siyasi etkilerin nasıl önleneceği henüz netlik kazanmış değil. Bu nedenle eleştirmenler, kamu desteğine bağımlı hale gelen medya kuruluşlarının editoryal bağımsızlığının zamanla zarar görebileceği uyarısını yapıyor.
“Kalite”yi kim belirleyecek?
Reformun en önemli soru işaretlerinden biri de desteklerin hangi ölçütlere göre dağıtılacağı.
Taslakta “gazetecilik kalitesi”, “profesyonel çalışma” ve “kamu yararı” gibi kavramlar öne çıkıyor. Ancak bu kriterlerin nasıl ölçüleceği ve değerlendirmelerin hangi standartlara göre yapılacağı henüz açıklanmış değil.
Uzmanlara göre, destek sisteminin güvenilirliği büyük ölçüde bu kriterlerin objektif ve siyasi etkiden uzak biçimde belirlenmesine bağlı olacak.
2027’den itibaren milyonlarca euroluk destek
Yeni sistem yürürlüğe girene kadar hükümet geçiş süreci için de önemli kaynaklar ayıracak.
Buna göre, abonelikle dağıtılan günlük ve haftalık gazetelerin ulaştırılması amacıyla 2027 yılından itibaren her yıl 22,5 milyon euro destek verilecek.
Aynı miktarda kaynak, dijital dönüşüm projeleri için de ayrılacak. 2027 ve 2028 yıllarında medya kuruluşlarının dijital altyapı, içerik üretimi ve dağıtım projeleri için yıllık 22,5 milyon euro fon sağlanacak.
Eleştirmenler ise bu desteklerin gerçekten yenilikçi projelere mi katkı sağlayacağı, yoksa büyük medya kuruluşlarının mevcut iş modellerini finanse etmeye mi yarayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Gençlere yönelik dijital haberciliğe özel bütçe
Reform paketinde gençlere yönelik dijital gazetecilik projeleri de yer alıyor.
Bu kapsamda 2027 yılından itibaren her yıl 7 milyon euro destek ayrılması planlanıyor.
Hükümet, gençlerin haber tüketim alışkanlıklarının sosyal medya platformlarına kayması nedeniyle güvenilir gazeteciliğin bu alanda güçlendirilmesini amaçladığını belirtiyor.
Medya okuryazarlığına üç katından fazla kaynak
Düzenleme kapsamında medya okuryazarlığına ayrılan bütçe de önemli ölçüde artırılıyor.
Bu alandaki yıllık destek miktarı 700 bin eurodan 3 milyon euroya yükseltilecek.
Ancak hangi kurumların bu desteklerden yararlanacağı ve kaynakların hangi kriterlere göre dağıtılacağı henüz açıklanmış değil.
Yanıt bekleyen sorular
Hükümet, reformun medya çeşitliliğini artıracağını, bağımsız gazeteciliği güçlendireceğini ve daha şeffaf bir destek sistemi oluşturacağını savunuyor.
Buna karşın kamuoyunda hâlâ birçok soru yanıt bekliyor:
- Medya desteklerine kim karar verecek?
- Gazetecilik kalitesi hangi ölçütlere göre değerlendirilecek?
- Siyasi müdahalenin önüne nasıl geçilecek?
- Kamu desteği alan medya kuruluşlarının bağımsızlığı nasıl korunacak?
Yeni medya destek sistemi, Avusturya’da gazeteciliğin finansmanında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Reformun, hem medya sektörü hem de ifade özgürlüğü açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise uygulamanın başlamasıyla birlikte daha net ortaya çıkacak.| ©DerVirgül