İspanya’daki Göç Dalgasının Arkasında Kim Var?

İspanya’daki Göç Dalgasının Arkasında Kim Var?

| Adem Hüyük  

Avrupa’nın güney kapısı bir kez daha açıldı. 

On binlerce düzensiz göçmen birkaç gün içinde İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya ulaştı. Avrupa Birliği alarm durumuna geçti. Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya ve diğer ülkeler peş peşe sert açıklamalar yaptı. Ordu devreye sokuldu, Schengen’in geleceği tartışılmaya başlandı. 

Ancak bu kez tartışmalar yalnızca göçle sınırlı kalmadı. 

Krizin ardından İsrail’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon’un İspanya’yı hedef alan açıklamaları ve buna İspanya Ulaştırma Bakanı Óscar Puente’nin verdiği, “İsrail’den gelen açıklamalarla Ceuta’da yaşananlar daha anlaşılır hale geliyor.” yanıtı yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. 

Peki gerçekten Ceuta’da yaşananlar yalnızca ekonomik nedenlerle ortaya çıkan bir göç dalgası mı? 

Yoksa Avrupa’nın güney sınırında daha büyük bir jeopolitik hesap mı devrede? 

Bugün elimizde İsrail’in bu göç hareketini organize ettiğini veya yönlendirdiğini gösteren kamuoyuna açıklanmış somut bir kanıt bulunmuyor. Ancak uluslararası ilişkilerde bazen asıl dikkat edilmesi gereken, doğrudan kanıtlar kadar gelişmelerin zamanlaması ve aktörlerin verdiği siyasi mesajlardır. 

İsrail ile İspanya arasındaki ilişkiler son iki yılda ciddi biçimde gerildi. Madrid yönetimi Gazze savaşı boyunca Tel Aviv’i en sert eleştiren Avrupa ülkelerinden biri oldu; Filistin devletini tanıdı, İsrail’e yönelik silah ihracatı ve uluslararası hukuka ilişkin eleştirilerini artırdı. 

Diğer tarafta İsrail’in son yıllarda Fas ile geliştirdiği askeri, güvenlik ve istihbarat iş birliği dikkat çekiyor. 2020’de başlayan normalleşme süreciyle birlikte iki ülke savunma alanında stratejik ortaklığa yöneldi. Fas’ın İspanya ile yıllardır egemenlik anlaşmazlığı yaşadığı Ceuta ve Melilla gibi bölgeler ise bu denklemde ayrı bir önem taşıyor. 

Bu tablo doğal olarak bazı soruları beraberinde getiriyor. 

Ceuta’daki göç dalgası yalnızca ekonomik umutsuzluğun sonucu mu? 

Yoksa Fas’ın Avrupa Birliği üzerindeki siyasi baskı araçlarından biri mi? 

Ve en önemlisi… 

İsrail’in sert diplomatik çıkışları yalnızca siyasi bir söylem mi, yoksa İspanya’ya verilen daha geniş bir jeopolitik mesajın parçası mı? 

Bu soruların bugün için kesin cevapları yok. 

Ancak kesin olan bir gerçek var: Günümüz dünyasında göç artık sadece insani bir mesele değil; enerji kadar, ticaret kadar ve güvenlik kadar önemli bir jeopolitik güç aracına dönüşmüş durumda. 

Ceuta’da yaşananlar da belki yalnızca bir göç krizi değil, Avrupa’nın yeni güç mücadelesinin sınırdaki yansıması olabilir.| ©DerVirgül  

A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.