Kapıkule’de Bakan Bizi Neden Karşıladı?
| Adem Hüyük
Kimilerine göre “Almancı”, hükümete göre “gurbetçi”, Avrupa toplumlarına göre ise misafir işçilikten göçmenliğe evrilmiş bir topluluk… Yüz binlerce insan, yıllar boyunca kendilerine yakıştırılan farklı tanımlara ve bu tanımlamaların arkasındaki siyasi yaklaşımlara maruz kaldı.
Siyasetin ve diplomasinin güç mücadelelerinde çoğu zaman bir araç olarak görüldüler. Bu süreçte kendi benliklerini ve kimliklerini inşa etmeye çalışırken ne geldikleri ülkeye ne de yaşadıkları ülkeye tam anlamıyla ait hissedebildiler. Sonuçta, iki dünya arasında sıkışmış; aidiyet duygusunu sürekli sorgulayan, kimliği üzerine başkalarının tanımlarının gölgesi düşen bir topluluğa dönüştüler.
Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan on binlerce Türkiye kökenli vatandaş, yaz tatilini memleketlerinde geçirmek için araçlarıyla uzun yola çıktı. Kimisi köyüne, kimisi doğup büyüdüğü şehre, kimisi ise Türkiye’nin sahil kentlerine ulaşabilmek için binlerce kilometre yol kat ediyor. Tatil planları farklı olsa da hepsinin ortak hedefi Türkiye’ye güvenli bir şekilde ulaşmak.
22 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Kapıkule Sınır Kapısı’ndan toplam 1 milyon 130 bin yolcu giriş ve çıkış yaptı. Bu dönemde günlük ortalama 47 bin 116 yolcu sınır kapısını kullanırken, toplam 289 bin araç geçişi gerçekleşti.
İşte tam da bu yoğunluk sırasında, Kapıkule’de önceki yıllardan farklı bir tablo yaşandı.
| Haberin videosu:
AKP’den üst düzey karşılama
Yaz sezonuyla birlikte Avrupa’dan Türkiye’ye gelen “gurbetçilerin” oluşturduğu yoğunluk sürerken, hükümet de sınır kapılarındaki karşılamaları görünür hale getirdi. AKP’li bakanların Kapıkule’de gurbetçileri karşılaması, bu yoğun göç hareketinin yaşandığı dönemde dikkat çeken siyasi görüntülerden biri oldu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yıllık izinlerini Türkiye’de geçirmek üzere gelen vatandaşları, Kapıkule Sınır Kapısı’nda karşıladı.
Göktaş’a, Edirne Valisi Yunus Sezer, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Edirne Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş, Trakya Dış Ticaret ve Gümrük Müdürü Ali Topçu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Personel Daire Başkanı Ceren Erdal, AKP İl Başkanı Belgin İba da eşlik etti.
Oysa geçen yıl benzer ölçekte bir karşılama programı düzenlenmemişti. Uzun bir süredir karşılama görevini Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları [YTB] gerçekleştiriyordu.
Peki bu yıl ne değişti?
AKP’li bakanların Kapıkule’de gurbetçileri karşılaması; yurt dışındaki seçmen tablosuyla bağları güçlendirmek, yaz aylarında Türkiye’ye giren döviz akışını teşvik etmek ve hükümetin sınır kapılarında hayata geçirdiği idari kolaylıkları bizzat sahada sergilemek gibi, siyasi iletişim stratejisinin bir parçası olarak okunabilir.
Bir başka açıdan bakıldığında, sosyal medyada gurbetçilere karşı artan nefret söylemlerine yanıt olarak, devletin gurbetçilerin yanlarında olduğunu göstermek ve hükümetin selamlarını iletmek amacıyla bağları tazeleyen bir halkla ilişkiler faaliyeti olarak da okuyabiliriz.
AKP seçim çalışmalarını mı başlattı?
Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye cumhurbaşkanını belirlemek için birinci turu 14 Mayıs 2023, ikinci turu 28 Mayıs 2023 tarihinde yapıldı. Genel seçim 5 yılda bir yapıldığı için Resmi takvime göre, erken seçim olmaması durumunda Cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili genel seçimi Mayıs 2028’de gerçekleştirilecek.
Ancak seçim hazırlığı yalnızca sandık tarihiyle başlamaz. Siyasi partiler, seçmenle kurdukları ilişkiyi seçim takviminden bağımsız olarak sürdürür.
Bununla birlikte, Türk siyasetinde erken seçim ihtimali her zaman gündemdeki olasılıklardan biri olarak varlığını koruyor.
AKP, gurbetçi seçmenle ilişkisini yeniden mi kuruyor?
Son seçim sonuçları, yurt dışındaki seçmen davranışının artık eskisi kadar tek yönlü olmadığını gösteriyor. AKP ve Cumhur İttifakı hâlâ Avrupa’daki birçok ülkede güçlü bir destek tabanına sahip olsa da özellikle genç kuşaklar, çifte vatandaşlar ve uzun yıllardır Avrupa’da yaşayan seçmenler arasında siyasal tercihlerin çeşitlendiği görülüyor. Muhalefet partilerinin yurt dışındaki örgütlenme faaliyetlerini artırması ve seçim kampanyalarını Avrupa’ya taşıması da bu değişimin göstergeleri arasında sayılıyor.
Bu tablo, hükümetin gurbetçilere yönelik görünürlüğünü artıran adımlarını yalnızca bir karşılama programı olarak değil, aynı zamanda siyasi iletişimin bir parçası olarak değerlendiren yorumları da beraberinde getiriyor. Kapıkule’de bakan düzeyinde gerçekleştirilen karşılama, bu açıdan sembolik bir anlam taşıyor.
“AKP sadece seçmeni sandıkta kazanmaya değil, yurt dışında etkili olan sosyal ve kültürel ağları da şekillendirmeye çalışıyor mu?”
AKP’nin yurt dışındaki seçmen ve vatandaşlarla kurduğu ilişki yalnızca gümrük kapılarındaki karşılama faaliyetleriyle sınırlı değil. Avrupa’da Türkiye kökenli topluluklara yönelik faaliyet yürüten bazı kurumlarda son dönemde yaşanan yönetim değişiklikleri de bu politikanın farklı bir boyutu olarak değerlendiriliyor.
Almanya’daki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DITIB) ve Avusturya Türk-İslam Birliği (ATIB) gibi kuruluşlarda gerçekleştirilen olağanüstü genel kurullar ve yönetim değişiklikleri, bu kurumların gelecekteki yönelimi konusunda tartışmaları beraberinde getirdi.
Bazı yorumlara göre bu değişikliklerin arkasında, farklı İslami siyasi geleneklerden gelen isimlerin kurumsal yapılarda daha fazla yer alması ve bu çevrelerle iktidar arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi amacı bulunuyor. Bu durum, Avrupa’daki Türkiye kökenli topluluklar üzerindeki sosyal ve kültürel etkinlik alanının yeniden şekillenmesi olarak da değerlendiriliyor.
Sonuç olarak Kapıkule’deki karşılama, tek başına bir seçim kampanyasının başladığını göstermeyebilir. Ancak bu görüntü, Türkiye’nin Avrupa’daki vatandaşlarıyla kurduğu ilişkinin yeniden siyasi bir anlam kazandığını gösteriyor. Yıllarca “Almancı”, “gurbetçi” ya da “göçmen” olarak farklı şekillerde tanımlanan milyonlarca insan, bugün hâlâ Türkiye siyasetinin önemli bir parçası olmaya devam ediyor.
İktidarlar değişse de gurbetçilerin önemi değişmiyor. Çünkü onlar yalnızca yaz aylarında sınır kapılarından geçen yolcular değil; Türkiye’nin ekonomisinde, siyasetinde ve uluslararası ilişkilerinde etkisi olan geniş bir topluluk. Kapıkule’deki görüntü ise bu ilişkinin yeniden hatırlatıldığı sembolik bir kare olarak tarihe geçiyor.| ©DerVirgül