Avusturya’da Sağ Dalgası | FPÖ’yi Göç ve Ekonomik Düşüş Korkusu Büyütüyor
Avusturya’da göçün olumsuz sonuçlarına ve ekonomik gerileme endişesine yönelik korkular, aşırı sağcı FPÖ’ye giderek daha fazla seçmen kazandırıyor. Parti için artık Jörg Haider gibi karizmatik bir lidere ihtiyaç olmadığı, Herbert Kickl’in söylemlerinin ve “yeniden iyi günlere dönme” vaadinin seçmeni harekete geçirmeye yettiği değerlendiriliyor.
FPÖ, bu hafta sonu Innsbruck’ta düzenleyeceği büyük etkinlikle 40 yıl önce yaşanan parti değişimini kutlayacak. Etkinliğin başlığı ise “Zirveye çıkış – Dr. Jörg Haider’in 40 yıl önce FPÖ Genel Başkanlığı ve Meclis Grup Başkanlığına seçilmesi”.
Tam 40 yıl önce, 1986 yılında Innsbruck’taki FPÖ kurultayında Jörg Haider, dönemin parti lideri Norbert Steger’i görevden uzaklaştırarak partinin başına geçmişti. Steger daha sonraki yıllarda Heinz-Christian Strache döneminde yeniden FPÖ’ye dönmüş, hatta ORF Vakıf Konseyi Başkanlığı gibi önemli bir görev üstlenmişti. O dönemde partinin genel sekreterliğini ise bugün FPÖ Genel Başkanı olan Herbert Kickl yürütüyordu.
Haider’dan Kickl’e FPÖ
Haider, FPÖ üzerinde nasıl güçlü bir iz bıraktıysa, bugün aynı etkiyi Herbert Kickl’in oluşturduğu belirtiliyor. Parti açısından seçim başarısı, iktidar sorumluluğunun önüne geçiyor.
Bunun son örneklerinden biri emeklilik reformu tartışmaları. Kickl, emeklilik reformuna karşı çıkarken, mevcut emeklilerin doğrudan etkilenmeyeceği düzenlemeleri bile sanki emeklilerin gelirlerini azaltacakmış gibi sunmakla eleştiriliyor.
Benzer bir durum “Remigration” yani göçmenlerin geri gönderilmesi söyleminde de görülüyor. Eleştirilere göre FPÖ’nün bu konuda uygulanabilir, somut ve yasaya dönüştürülebilecek kapsamlı bir planı bulunmuyor. “Remigration” daha çok FPÖ destekçilerini heyecanlandıran, muhaliflerini ise korkutan siyasi bir slogan olarak kullanılıyor.
Bu söylem, Avusturya’nın geçmişteki daha homojen toplum yapısına ve “çocuklarımız bizden daha iyi yaşayacak” anlayışına duyulan özlemi de besliyor. İklim politikaları, toplumsal cinsiyet tartışmaları ve özellikle göç konusundaki rahatsızlıklar, sağ popülist partilerin seçim başarısında önemli rol oynuyor.
FPÖ artık gerçek bir halk partisi mi?
FPÖ’nün bugün toplumun çok farklı kesimlerinden destek alabildiği belirtiliyor. Çıraktan patrona, işçiden sanayiciye, öğrenciden emekliye kadar geniş bir seçmen kitlesi parti çatısı altında buluşuyor. Buna göçmen kökenli işçiler de dahil.
Bu farklı kesimleri bir araya getiren temel ortak kaygılar ise göçün fazla olduğu düşüncesi ve ekonomik gerileme korkusu.
Bu nedenle FPÖ’nün yeniden güçlü bir seçim performansı gösterebilmesi için artık Jörg Haider gibi karizmatik bir siyasi figüre ihtiyaç olmadığı savunuluyor. Uzun süre kamuoyunda daha silik bir figür olarak görülen Herbert Kickl’in retorik gücü, seçmenin gündelik kaygılarını siyasi bir mesaja dönüştürmeye yetiyor.
Kickl bugün, Haider döneminde uzaktan izlediği siyasi sahnenin merkezinde yer alıyor. Söylemlerini ise adeta bir pop yıldızı gibi “her şeyin yeniden güzel olacağı” mesajı üzerine kuruyor. Bu mesajın içeriğini ise seçmenin günlük yaşamındaki ekonomik ve toplumsal kaygılar oluşturuyor.
Asıl soru ise şu: Avusturya’daki mevcut hükümet partileri FPÖ’nün bu yükselişine neyle karşılık verecek?
Eleştirilere göre sorun yalnızca hükümetin yeterince icraat yapamaması değil. Aynı zamanda seçmene duygusal olarak dokunan güçlü bir siyasi anlatı sunamaması.|© Der Virgül