Uzaktakine | Sizin hiç yakın arkadaşınız oldu mu?

Sizin hiç yakın arkadaşınız oldu mu?

Biraz sen, biraz ben, biraz biz… Biraz ekleme, biraz da ölümsüzleştirmek dileğiyle yazıya dökmek adına…

Uzaktayken yakın hissettiğiniz, yüzünü hiç görmediğiniz ama kalbinizin onun kalbiyle aynı fazda olduğunu hissettiğiniz, beraber ağladığınız, beraber şikâyetlenip beraber güldüğünüz, birlikte tatil hayali kurduğunuz ” artık yüz yüze de görüşsek mi ” dediğiniz kendinizden küçük; bazen akran, bazen anne, bazen baba, bazen de abla- abi bir arkadaşınız oldu mu?

Benim oldu.

Anlık şartlar sizin arkadaşlığınıza engel olsa da bilirsiniz ki; sizi anlayan biri var çok uzaklarda.

Hayat, sizi asla aynı safta yan yana getirmeyecek /getiremeyecek. İmkansızı düşündüğünüz bir anda bir bakmışsınız o imkansızın içindesiniz. Adil düşünmek için bir olayın başını, sağını solunu iyi irdelemek gerek derler.

Sizin canınız yanar, o mutluyum der mutsuzluğunun inadına. Siz mutluyum dersiniz, istersiniz ki; o, en güzel anlarınızda sizin yanınızda olsun. O, ruhunu ve kendini çok uzakta tutmak için direnir.

Siz onu okursunuz hem de çok iyi anlamlandırarak okursunuz; o, kitabın kapağını kapattım zanneder. Korumak istersiniz, o, ha bire size saldırır. Siz tebessüm ederek iyi niyetle yaklaşırsınız ama o hep sizi kötü düşünür / düşünmek zorunda hisseder kendini. Ama bilirsiniz ki; aslında sizi sever, bir gözü hep sizdedir. Sever ama korkularından sevemez, direnir sevmemek için.

Size siyahla gelir sürekli, siz ise yeşili uzatırsınız. O da bilir aslında yeşilin sizde olduğunu. Siz tebessümle hoşgörüyle karşılarsınız size zarar verse de ara ara. Neden mi? Çünkü, bilirsiniz onun özünü. Belki konjonktürel durumudur ona bunları yaptıran. Belki de… O da bilir asla bu hayatta karşılaşamayacağınızı ve bir kez daha; belki de yaşadıklarına karşın hırçınlığında perde olarak sizi kullanır.

Sizin hiç uzakken yakın, aynı kaderi paylaşan, kalbinizin bir köşesinde sürekli saçlarını bir anne şefkatiyle okşadığınız dostunuz oldu mu?

Yaşı sizden küçük, ruhu size eş. Benim oldu.

Yaşarken, yaşamak için değil; anlamlı yaşamak için uğraşın derim.

Dokunun dostunuza, arkadaşınıza, ailenize.

Dokunmak fiilini iki manada da yapın. Ruhlarını güzelleştirmek, beraber güzelleşmek için uğraşın.

Uğraşın, iyi niyetle, sevgiyle.

Her şartta kollarınızı açarak bekleyin. Şartlar değişebilir, hiç olmayacak şeyler gerçekleşebilir, keş keler iyi ki olabilir ve siyahlar yeşile dönüşebilir.

Kim bilir…

Sağlıcakla, kıymetle kalın efendim.

Yayınlama: 12.11.2023
Düzenleme: 12.11.2023
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.