Cesaret ve Özgüvenle Yağmur Virgül’ü Yönetmeye Geliyor
Gazetecilik benim için sadece bir meslek değil; kişisel bir dönüşümün kapılarını açmaktır. Haber peşinde koşmak, sorular sormak, bilgi toplamak ve tarafları dinlerken tarafsız kalmak, özgüvenimi ve cesaretimi derinden etkiledi. Ama maalesef ben bir gazeteci değilim henüz…
Bu makale, bazen akraba çevremden gelen karalama ve yönlendirme çabalarına karşı Virgül’ün gücüyle duruşumu nasıl koruduğumu anlatıyor—ve bu yolda yalnız olmadığımı hissettiriyor.
Özgüveni Besleyen Güç
Ben gazeteci değilim. Bunu iddia etsem, duruşumu şekillendirmemde rol model olanlara ihanet etmiş olurum. Ama gazeteci olmayı hep çok istedim. Ailevi sorumluluklar ve kadın olmanın yükü, eğitimini alıp sürdüremediğim bu kutsal mesleğin önüne geçti.
Buna rağmen kendimi çok şanslı hissediyorum. Dokuz yıldır yayın hayatı sürdüren bir gazetenin mirasçısı olabilme güvenine eriştim. Zaman zaman haberler yazdım, röportajlarla harmanladım. Kendi makalemi okumak ve başkalarının yorumlarını görmek, bana sadece doğal bir özgüven değil, cesaret de verdi.
Gücün Farkına Varmak
Evet, bu bir güçtü! Ama farkında değildim… Ta ki Adem amcamın [hocamın] beyin kanaması geçirmesi sonrasında yaptığımız uzun konuşmaya kadar.
Amcam bana şunları söyledi:
“Yazdığım bir makale sırasında beyin kanaması geçirdim ve saatlerce ulaşılmayı bekledim. Sonuçta ölmedim, ama nedenini merak ettim. Doktorlar, bunu tarihsel yaşanmışlıkların yarattığı erozyona bağladılar.
Ben ise, yüzlerce kaleme aldığım makalelerde toplumun yaşadığı olumsuzlukları ve bunlardan kurtuluş yollarını ideolojik bir stratejiyle öngörerek yazmış ve bunu içselleştirmeme bağlıyorum. Sanırım beynimde yaşanan bu sonuçların bedelini ödüyorum. Çok kibirli bir cümle olduğunu biliyorum; ama inançlarım doğrultusunda, doğru ya da yanlış bir yaşamdan geriye kalanlar diyelim…
Bütün bunlardan bağımsız olarak, beni güçlü kılan şey ise, kibrin ve egonun erişemeyeceği yaptığım işe olan inancımdı. Kendi gücünün farkında olmadığın için günlük sorunlar karşısında yenik düşebilirsin. Oysa ben Virgül ile çok güçlüyüm.”
Bu sözler bana güçlü bir mesaj verdi: Her birey, içinde yaşadığı topluma bir miktar borçludur. Ama gerçek güç, farkında olmaktan geçer. Hepimiz sıradan insanız. Bizi birbirimizden farklı kılan, olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler ve aldığımız sorumluluklardır.
Ben Yağmur Avcı olarak, yaşamın içinde karşılaştığım kimi sorunlar karşısında çaresiz veya tereddüt ettiğim anlarda hep, “Hocam böyle durumlarda nasıl bir davranış sergilerdi?” diye düşündüm. İşte böyle anlarda bana bireysel cesaretin ötesinde toplumsal cesareti gösterdi.
Ben Yağmur, olarak sürdüreceğim mücadelede sınır yok. Virgül olarak mücadelede ise gücüm evrensel bir boyutta, haksızlara korku salacak kadar büyük, inanıyorum buna…
Virgül diyor ki bana: Hakkını verdiğin sürece sen Virgül’sün. Sen nasıl savunduysan Virgül’ü, Vürgül’de senin çevrendeki haksızlara korku salacaktır… | ©DerVirgül