Macaristan seçimi sonrası Avusturya iç siyaseti

Macaristan seçimi sonrası Avusturya iç siyaseti

Macaristan’daki seçim sonuçları Avusturya iç siyasetinde yankı uyandırdı. Özgürlük Partisi [FPÖ] lideri Herbert Kickl, Viktor Orbán’ın seçim yenilgisine rağmen onun siyasi çizgisinin devam etmesi gerektiğini savundu.

Macaristan’da gerçekleşen seçimler, Avusturya’da iç siyasetin ana gündemlerinden biri haline geldi. Herbert Kickl, seçim sürecinde Viktor Orbán için aktif kampanya yürütürken, FPÖ de uzun süredir görevde olan başbakana açık destek vermişti.

FPÖ temsilcileri, Orbán’ın rakibi Peter Magyar’ı sert ifadelerle hedef almış, onu “Brüksel elitlerinin kuklası” olarak nitelendirmişti. FPÖ’nün Avrupa Parlamentosu delegasyon başkanı Harald Vilimsky ise Magyar’ın kazanmasının “egemen bir Macaristan’ın sonu olacağı” görüşünü dile getirmişti.

Buna karşılık NEOS ve Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, Avrupa yanlısı aday Magyar’a destek verdi. Magyar’ın ayrıca ÖVP çevreleriyle de temasları olduğu, özellikle Salzburg Eyalet Başkanı Karoline Edtstadler ile yakın ilişkiler kurduğu ifade ediliyor.

Siyasi gözlemcilere göre bu seçim, sadece Macaristan’ı değil, Avrupa genelindeki temel siyasi fay hatlarını yansıtması nedeniyle Avusturya’da bu kadar güçlü yankı buldu. Bu yönüyle seçim adeta bir “vekâlet mücadelesi” olarak değerlendirildi.

Seçim sonuçları, hükümet partileri açısından da umut verici bir işaret olarak yorumlandı. Buna göre, Donald Trump’tan Orbán’a ve Kickl’e uzanan sağ popülist çizginin durdurulamaz olmadığı ve doğru stratejilerle karşılık verilebileceği düşünülüyor. Bu durumun özellikle ÖVP içinde, 2027’de Tirol ve Yukarı Avusturya’da [OÖ] yapılacak seçimler öncesinde motivasyonu artırabileceği belirtiliyor.

İç politikada tepkiler de sert oldu. ÖVP Genel Sekreteri Nico Marchetti, “Kickl’in aşırı sağ ittifakıyla Orbán’ı iktidarda tutma çabası başarısız oldu” dedi. SPÖ yetkilisi Klaus Seltenheim ise FPÖ’yü “demokrasi karşıtlarıyla iş birliği yapmakla” suçladı. NEOS da seçim sonucunun FPÖ’nün yanlış bir yolda olduğunu gösterdiğini savundu.

FPÖ lideri Kickl ise seçim yenilgisine rağmen Orbán’a desteğini sürdürdü. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Macar halkı kararını verdi, buna saygı duymak gerekir” diyen Kickl, Orbán’ın sınır güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı konusundaki tutumu ve AB merkeziyetçiliğine karşı mücadelesinin önemini koruduğunu ifade etti.

Kickl ayrıca, Orbán’ın artık görevde olmamasına rağmen bu siyasi çizginin devam ettirilmesi gerektiğini belirterek, “Brüksel’in güç politikalarına karşı direniş her zamankinden daha önemli” dedi. FPÖ’nün bu doğrultudaki politikasını sürdüreceğini vurguladı.| ©DerVirgül

Yayınlama: 14.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.