Hakan Gördü | Müslümanların Sesi Neden Başkalarının Söylemine Muhtaç?
Avusturya’da Söz Parti Başkanı Hakan Gördü, laik ve seküler bir devletin devlet okullarındaki sınıflarda haç sembolüne yer vermemesi gerektiğini savundu. Gördü, Avusturya Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının yalnızca anayasal hükümler temelinde şekillenmediğini, mahkemenin toplumsal yaşamın mevcut koşullarını da dikkate alarak konjonktürel kararlar alabildiğini ileri sürdü.
Gördü, 14 yaş altındaki kız çocuklarına yönelik okullardaki başörtüsü yasağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edileceğini öne sürdü. Ancak yasağın birkaç yıl sonra siyasiler tarafından yeniden gündeme getirilebileceğini ve böylece popülist siyasetin devam ettirilebileceğini söyledi.
“Siyasal İslam” başlığı altında Müslümanların ibadet özgürlüğünün kısıtlanmak istendiğini savunan Gördü, Entegrasyon Bakanı Bauer’in camiler ve cami dernekleri üzerindeki devlet otoritesinin anayasal bir hak haline getirilmesini istediğini ileri sürdü.
Gördü ayrıca, “siyasal İslam” kavramının soyut bir söylem olduğunu ve bugüne kadar hiç kimsenin bu kavramı açık ve anlaşılır biçimde tanımlayamadığını iddia etti.
Avusturya’nın karanlık tarihine de atıfta bulunan Gördü, benzer dönemlerin yeniden yaşanmaması temennisinde bulundu. Ancak bunun yalnızca bir temenniyle mümkün olmayacağını belirterek Müslüman toplumunun önyargılara karşı ortak bir savunma mekanizması oluşturması gerektiğini söyledi.
Gördü, Müslümanların ortak sorunlara karşı birlikte hareket etmesinin ve dinin önüne ya da arkasına farklı sıfatlar ekleyenlere karşı kendi inançlarını kendilerinin anlatmasının önemine dikkat çekti.
“Eğer bizler ileride tarih sayfalarında yaşamış bir toplum olarak yer almak istiyorsak, bugün sesimizi duyurabilmeliyiz. Avusturya’da 800 bin Müslüman olarak sesinizi duyuramıyorsanız, ileride tarih sayfalarında yaşamış bile sayılmayabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Gördü, Müslümanların Avusturya’daki mevcut medya görünürlüğünü de eleştirdi. Müslümanların bugün büyük ölçüde sol kesimler tarafından savunulduğunu belirten Gördü, buna karşın Müslüman toplumunun önemli bir bölümünün sol değerlerle kendisini özdeşleştirmediğine dikkat çekerek ortaya çıkan çelişkiye vurgu yaptı.
Sivil toplum kuruluşlarının pasif ve çekingen tavrını da eleştiren Gördü, bu kuruluşların neden kurulduğunun yeniden sorgulanması gerektiğini vurguladı. Müslüman toplumunun karşı karşıya olduğu sorunlar karşısında sivil toplumun daha aktif, örgütlü ve görünür bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu.|© DerVirgül