Duygu Özkan | Ağzımda Tüylü Bir Yarasa

Duygu Özkan | Ağzımda Tüylü Bir Yarasa

Duygu Özkan Die Presse gazetesindeki makalesinde, bir kadının uykusunda ağzına giren küçük bir yarasayı fark etmesiyle başlayan sıra dışı olayı anlatıyor. Kadının doktor olması ve kuduz aşısını hemen kendisine yapabilmesi, hikâyenin ironik tarafını oluşturuyor. Ardından yazar kendi başına gelen küçük bir mutfak kazasını anlatıyor: Havuç doğrarken parmağının ucunu kesiyor ve kanamayı durdurmakta zorlanıyor. Üstelik parmak iziyle açılan telefonu, yaralanan parmağını tanımıyor. 

Yazar bu iki olayı “First-World-Problems” (birinci dünya sorunları) kavramıyla mizahi biçimde ilişkilendiriyor. Bir yanda ağzında yarasayla uyanmak gibi gerçek bir korku, diğer yanda yaralanan parmak nedeniyle telefonun açılamaması gibi modern hayatın absürt sorunları var. Yazının sonunda ise eskiden internette popüler olan “zengin ülkelerin lüks sorunlarıyla dalga geçme” kültürünü hatırlatarak, mutfakta bu tür kazaları önleyecek bir ürün olsa hemen satın alacağını söylüyor. 

Ana fikir: Günlük hayattaki küçük talihsizlikleri büyütmeden, onları mizah ve ironiyle anlatmak; modern hayatın bazen ne kadar absürt sorunlar üretebildiğini göstermek. 

Makalenin tamamı şöyle:  

Ağzında tüylü bir canlıyla uyanmak nasıl bir şeydir? Ben böyle bir durumda yarım parmak ucundan eksilmeyi tercih ederim ama bu kez de cep telefonum bundan pek memnun kalmaz. Birinci dünya sorunlarıyla dolu günlük hayattan… 

Tekrarlayan kâbuslarımdan birinde, tıklım tıklım dolu bir tiyatro sahnesinde seyircilerin karşısında duruyorum ve Goethe’nin “Sihirbazın Çırağı” şiirini ezbere okumam gerekiyor. Fakat şiirin tek bir dizesi bile aklıma gelmiyor ve bu yüzden kan ter içinde kalıyorum. Bu, insanın üzerinden onlarca yıl geçse bile zaman zaman yakasına yapışan o bitmek bilmeyen lise bitirme sınavı stresidir. Eski büyücü ve o tuhaf süpürge de kâbuslarda bana eşlik eder. 

Ama gerçekten şikâyet etmemeliyim. Çünkü ABD’nin Virginia eyaletinde bir kadın, rüyasında küçük bir farenin açık ağzının içine girmeye çalıştığını görmüş. Bir süre sonra yarı uykulu hâlde bunun gerçekten olduğunu fark etmiş. Bunun üzerine elini ağzına sokup canlı ve tüylü bir şey çıkarmış. 

Neyse ki çıkan şey fare değilmiş, sadece bir yarasaymış. 

Ben böyle bir olay yaşasam, sanırım bir daha uyumayı tamamen bırakırdım. 

Bu hikâyenin tek güzel tarafı, söz konusu kadının doktor olması. Böylece kuduz aşısını buzdolabından çıkarıp kendisine hemen kendi elleriyle yapabilmiş. 

Ben yarasalardan pek hoşlanmam. Ama yine de onları, şu sıralar Venedik çevresinde ortalığı birbirine katan istilacı denizanalarından daha sempatik buluyorum. 

Hatta bunu şöyle bir manşetle ifade etmek mümkün: 

“Yok olan anüsüyle yamyam denizanası Venedik sularını terörize ediyor.” 

Bu “jelatinimsi yaratıklar”, lagünde diğer canlıların yiyeceklerini tüketiyor. Yiyecek bulamadıklarında ise birbirlerini yiyorlar. 

Üstelik bu aşırı uçtaki canlıya verilen isim de ne kadar sevimli: deniz cevizi. 

Bu arada ben de kendime epey saçma bir birinci dünya sorunu edindim. 

Havuç rendelerken, çok keskin bir rende bıçağıyla parmak ucumun yarısını kestim. 

Sormayın. 

Önce kan fışkırmasını bir türlü durduramadım. Vampir yarasalı kadına, yani doktora şu soruyu sormak isterdim: 

Tek bir parmaktan kaç ton kan fışkırabilir? 

Bir süre sonra gözümde oldukça büyük bir kan kaybı canlandırmaya başladım. Belki de 1450’yi aramalıydım? 

Ama ne yazık ki bunu da yapamıyordum. 

Çünkü telefonumun kilidini açabilmek için söz konusu parmağın parmak izine ihtiyacım vardı. 

Ne var ki cep telefonu, parmağımın geçirdiği bu “estetik operasyonu” kabul etmiyordu. 

Evet, böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Ama sonunda bu sorunu da çözmeyi başardım. 

Hem de akıl gücüyle / Mucizeler yaratarak. 

Bir zamanlar internet meme kültüründe, varlıklı ülkelerde yaşayan insanların kendi “birinci dünya sorunlarıyla” eğlenceli bir şekilde dalga geçtiği bir dönem vardı. 

Aklımda kalan örneklerden biri şuydu: 

“Yeni arabamda o kadar çok güvenlik önlemi var ki artık kendimi tehlikeye atamıyorum.” 

Ben de mutfakta kullanmak için böyle bir şey istiyorum. 

Bunu nereden satın alabilirim? Paramı alın, yeter ki bana bir tane verin! | ©DerVirgül  

Yayınlama: 07.09.2026
Düzenleme: 07.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.