Esra Can
  20-03-2022 20:57:00

Dünya Vatandaşı Olmak

Aydın olmak…İş çıkışındayım, arabama binip eve doğru yol alıyorum. Radyom açık. Aydın insanların çokluğunun toplumu yönlendirmedeki etkisi konuşulmakta. 

Nasıl olur Esra diyorum, düşünüyorum. Evet kendime diyorum, kendime bu konu da senin de bir fikrin vardır diyorum yazmaya ne dersin?

Yazıyorum...

Yazarken de sonda kuracağım cümleyi ilk başta kullanıp kafamdaki aydın olma düşüncesinin özetiyle başlıyorum. Aydın olmak dünya vatandaşı olmaktır. Yalnız bu yetmez aynı zamanda bu dünyanın zincirlerinden kurtulmuş halidir insanın aydın olmuş hali. 

Tam özet oldu benim için bu cümlem. Düşüncemi vurgulamak ve açmak adına yaslıyorum sırtımı Kant'a. 

Kant' a göre aydın olmak etik değerlere sahip olmaktır. Ona göre etik olan, bir davranışın gerektirdiği davranışları, hiçbir çıkar beklemeden uygulamaktır. Güzel de demiş kendisi. Etik değerler dünyada her yerde aynıdır. 

Kime aydın deriz, kim bizim için aydın bir insandır? 

Ay-dın ışık saçan, kendisi ışık insan basit tabirle. Bu bir sanatçı olabilir, bir bilim adam olabilir, halkın içinden yetişmiş halk kahramanı da olabilir vs. 

Çoğu bakışlarda o konumda olan biriysen, çağdaş bilimi, felsefeyi, sanatı bilmelisin sen, kavramalı, kendine mal edip yaşamında kullanmalısın, olanla yetinmemeli ve sürekli kendisini yenilemelisin. 

Kendine "bugün yeni ne öğrendim?" sorusunu sormalısın. Tıpkı Kant'ın dediği gibi etik değerlere sahip olmalısın aynı zamanda.

Geleceği görebilme ve meseleleri iyi bir şekilde tahlil edebilme becerisi zamanla gelişirse bu tip insanlarda, sen de bunun icin uğraşmalısın. 

İlber Ortaylı Hocamız, aydın olmak için şu üç şey muhakkak gerekir demiş yabancı dil, hukuk bilgisi, mukayese becerisi. Tamamen katılıyorum ve katıldığım şeyleri de kendi -aydın-fikrime katıyorum.

İnsan her şeyden önce kendini geliştirmeli diye düşünüyorum. Ama öyle sırf amaç aydın olayım diye değil. Kendi için olmalı bu çaba. Daha iyi bir ufka sahip olup meseleleri daha geniş açıyla bakabilme çabası olmalı belki de bu gelişim. Bir doktor, bir avukat, bir yargıç, bir mühendis düşünelim ki yaşı kırka, elliye gelmiş, yalnız bilgisi, okul sıralarında öğrendiklerinden öteye geçememiş. Benim için bu kişiler aydın sıfatı taşıyamaz. Aydın olmak, gösterişli kıyafetler giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapka ve fularla dolaşmak değildir. Aydınlar, halkın beynidir. İnsanlar, eğitiminiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturarak veya sözde okuma salonlarında veya mekanlarda eğlenerek örnek alamaz sizleri. Gittiğiniz yerlerde sözlerinizle, davranışlarınızla, inceliğinizle örnek olunacak pozisyonda olmalısınız. Şöyle bir düşünüyorum da ülkemde  hem aydın bolluğu, hem de aydın kıtlığı var. Bir şey elle tutulacak, gözle görülecek kadar çoğalırsa o kadar ucuzlar diyorum. Aydın kişi pek gözle görülür, elle tutulur nesnel bir şey değildir. Birilerinin dediği gibi elektrik gibidir onlar, ettiğinden, etkisinden beli eder kendini. Halk kötü haldeyse, "bu onların suçu" deme lüksüne sahip değildir onlar. 

Son olarak ufak bir şeye daha değinmek isterim okuyucu. Şu zamanda zordur aydın olmak. Eskiden pek bir şey yok. İnsanlar otururmuş bütün gün kitap okurmuş, bir sürü şey öğrenirmiş "bilge" diye adlandırılan insanların sohbet meclislerine katılırmış. Şimdi öyle mi? Televizyon var, playstation var, filmler var, Tweter’i, instgram’ı ,Facebook’u var, Beşiktaş'ın  maçları var. Hangi birinden kısıp da aydın olacaksın? 

İtiraf edelim ki teknolojinin gelişimiyle, sosyal medyaların çoğalmasıyla kendine ve gelişimine vakit harcayamayan insanlar olduk çıktık. Teknoloji iyi bir şey ama kontrol bizdeyse... 

Yani iyi şeyler, kötü şeylere daima gebedir diyorum. Gelişim rüzgarlarından kalmamız ve kendimize güzel şeyler katmamız dileğiyle...

Sağlıcakla kalın efendim..

  Bu yazı 565 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI