Eğitimde LGS Gerçeği ve “Tencere–Kapak” İlişkisi

Türk eğitim sisteminde yıllar içinde pek çok değişikliğe gidildi. Bu değişikliklerin en dikkat çekici olanlarından biri de liselere geçiş sistemi oldu. Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte hem yerleştirme imkanlarını genişletmek hem de eğitim kalitesini yükseltmek amacıyla farklı okul türleri geliştirildi. Anadolu liseleri, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve meslek liseleri gibi yapılar bu arayışın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Veliler de bu değişime ayak uydurmak için çocuklarının eğitimine daha fazla yatırım yapmaya başladı. Özellikle 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılacak LGS sınavı öncesinde, 8. sınıf öğrencileri kurslara, dershanelere ve devlet destekli yetiştirme kurslarına yönlendiriliyor. Sınavla öğrenci alan okulların “daha kaliteli” olduğu inancı, aileleri maddi ve manevi olarak büyük bir çabanın içine sokuyor. Birçok veli için bu sınav, çocuklarının geleceğini garanti altına almanın en önemli adımı olarak görülüyor.

Ancak sınıf ortamına girdiğimizde farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bazı öğrenciler son derece istekli ve motiveyken, bazıları isteksiz davranabiliyor. Bu durum zaman zaman sınıf düzenini bozarak diğer öğrencilerin öğrenme hakkını da olumsuz etkileyebiliyor.

Bu noktada öğrencileri motive etmek için geliştirdiğim bir benzetmeyi paylaşmak istiyorum:

Bir yemek yapılırken önce malzemeler tencereye konur. Ardından belli bir süre pişirilir ve sonrasında kapağı kapatılarak dinlenmeye bırakılır. İşte bu dinlenme süreci, yemeğin lezzetini kazanmasını sağlar. Ateşin ayarı, süresi ve sabır bu sürecin en önemli unsurlarıdır.

Eğitime de bu gözle bakabiliriz. İlkokuldan 8. sınıfa kadar öğrendiğimiz bilgiler, tencereye koyduğumuz malzemeler gibidir. Bu bilgileri ne kadar sağlam ve eksiksiz yerleştirirsek, ortaya çıkacak sonuç da o kadar güçlü olur. Eksik bir tuğla nasıl bir binayı zayıflatırsa, eksik öğrenilen bir konu da akademik başarıyı zedeler.

Birinci sınıfa geldiğimizde ise artık “kapağı kapatma” aşamasına geçeriz. Yani tekrarlar, soru çözümleri, deneme sınavları ve zaman yönetimi ile bilgiyi pekiştiririz. Bu süreç, yemeğin kısık ateşte olgunlaşmasına benzer. Sabırla, düzenli çalışmayla ve doğru yöntemlerle bilgi kıvamına ulaşır.

Sonuç olarak LGS, sadece bir sınav değil; yıllar içinde biriktirilen emeğin, deneyimin ve disiplinin bir çıktısıdır.

Bu yaklaşımı öğrencilerle paylaştığımda, derse ilgisiz görünen birçok öğrencinin motivasyonunun arttığını gözlemledim. Kendilerine inanıldığını hisseden çocukların, kısa sürede odaklanıp daha iyi performans göstermeye başladıklarını görmek oldukça umut vericiydi.

Unutmamak gerekir ki çocuklarımıza değerli olduklarını hissettirdiğimizde ve onlara güvendiğimizi gösterdiğimizde, başaramayacakları hiçbir şey yoktur.

Bu yüzden onlara sadece bilgi değil, aynı zamanda inanç da vermeliyiz.

Çünkü: “Başarı, başarabileceğine inananındır.” | ©DerVirgül 

Yayınlama: 14.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.