Eurovision Şarkı Yarışması ve Ortadoğu çatışması

Eurovision Şarkı Yarışması ve Ortadoğu çatışması

Eurovision Şarkı Yarışması [ESC], yeniden Ortadoğu çatışmasının sahnesi hâline geliyor. Hafta sonunda Viyana’da İsrail’in yarışmaya katılımına karşı düzenlenecek gösterilere binlerce kişinin katılması bekleniyor. Peki burada kimler mobilize oluyor? Bir aktivistle söyleşi.

“Bu bizim Viyana’mız değil.” Belediye Başkanı Michael Ludwig öfkesini gizlemeye bile çalışmadı. Stephansplatz’daki Avrupa Günü etkinliğini protestoları ve yuhalamaları için kullanan bir avuç Filistin yanlısı aktiviste karşı alışılmadık derecede sert çıktı. “Çocuklar ölürken neden susuyorsunuz?” diye bağırıyor bir aktivist. Beyaz tişörtünün üzerinde büyük harflerle “Free Palestine” yazıyor.

Ludwig’in yoğun tanıtım kampanyalarıyla kendisini hoşgörünün kutlandığı şehir olarak sunan Viyana’sı, bugünlerde aynı zamanda oldukça gergin bir şehir. Ve Eurovision Şarkı Yarışması [ESC] artık yalnızca kitsch pop şarkılarının değil, yeniden siyasi çatışmaların — özellikle de Ortadoğu çatışmasının — sahnesi hâline geliyor.

İsrail’in katılımını protesto etmek amacıyla beş ülke yarışmayı boykot ediyor; bu, şimdiye kadarki en yüksek sayı. Haftalardır Viyana’da da aynı gerekçeyle protestolar için çağrılar yapılıyor. Cuma akşamı ve cumartesi öğleden sonra protestoların zirveye ulaşması bekleniyor. Birden fazla gösteriye binlerce kişinin katılması öngörülüyor. Peki burada protesto eden insanlar kim?

Gösterilere, Michael Ludwig’in tepkisini üzerine çeken genç kadın Viktoria Eibensteiner de katılacak. Kendini gazeteci ve aktivist olarak tanımlayan Eibensteiner, sendikalara yakın düşünce kuruluşu Momentum-Institut’un çevrim içi medya platformu moment.at’ta sosyal medya yöneticisi olarak çalışmıştı. Şimdilerde ise “Sumud Flotilla” adlı girişimin Avusturya delegasyonunda yer alıyor. Bu girişim, insani yardım ulaştırmak amacıyla gemilerle İsrail’in Gazze Şeridi ablukasını kırmayı hedefliyor.

ESC’yi bir araç olarak kullanmak
Eibensteiner, “Die Presse” gazetesine verdiği demeçte, “ESC’yi bir araç olarak kullanıyoruz; bu konuyu kamuoyunun gündemine taşımak için mükemmel bir yol” dedi. Nisan ayının sonunda İsrail’in yarışmadan çıkarılması ve ESC’nin “kurtarılması” için bir imza kampanyası başlatan Eibensteiner, cuma ve cumartesi günü yapılacak gösterilere katılacağını söyledi.

“ESC gibi etkinlikler her zaman siyasi etkinliklerdi ve öyle olmaya devam ediyor. Orada daima siyaset yapılıyor. İnsanlar ve ev sahibi ülke olarak kendimize şu soruyu sormalıyız: Savaş suçları işlediği iddia edilen ülkelerin yarışmaya katılmasını normalleştirmek istiyor muyuz?”

Eibensteiner, protestolarının bireysel sanatçılara yönelik olmadığını belirtiyor. Ancak sanatçılar İsrail hükümetinin politikalarına karşı olsalar bile yine de ülkeyi temsil ettiklerini söylüyor. “İsrail’e pazarlama kampanyaları yürütme ve sanat yoluyla imajını temizleme [artwashing] fırsatı veriliyor.”

ESC’nin özellikle LGBTİ+ bireyler için temsil ve görünürlük sağladığını anladığını da ifade eden Eibensteiner şöyle diyor: “Ama aynı zamanda Lübnan’da ve Filistin’de insanlar ölüyor. İnsanların bunu desteklemeye devam edip etmeyeceği kişisel bir karar.”

Çatışma potansiyeli
Cuma günü aynı zamanda Filistinlilerin 1948/49 yıllarında eski Britanya Mandası Filistin topraklarından sürülmesini andıkları Nakba Günü olduğu için, iki ayrı müzikli karşı etkinlik düzenleniyor ve bu durum ek bir gerilim potansiyeli yaratıyor.

Maria-Theresien-Platz’da [saat 16.00’da] “Soykırıma sahne yok” sloganıyla “Song Protest” etkinliği yapılacak. Burada kemancı Michael Barenboim ile Filistinli müzisyen Ahmed Eid sahne alacak. Organizatörlere göre etkinlik, Roger Waters tarafından da destekleniyor.

Karlsplatz’da ise [18.00’de] “Solidarity United” sloganıyla ESC’nin birlikte boykot edilmesi çağrısı yapılacak. Etkinlikte müzik performanslarının yanı sıra milyoner mirasçı Marlene Engelhorn ve ABD’li Yahudi kökenli yazar Deborah Feldman konuşma yapacak.

Cumartesi öğleden sonra ise Christian-Broda-Platz’dan başlayıp Stadthalle çevresine uzanacak büyük bir yürüyüş düzenlenecek. Ancak polis, final günü için Stadthalle çevresinde gösteri yasağı ilan ettiği için protestocular belirli bir mesafede tutulacak.

Eibensteiner, olayların şiddete dönüşmesinden çok endişeli olmadığını söylüyor. Daha önceki gösterimlerden edindiği deneyime dayanarak katılımcı kitlesinin çeşitli ve barışçıl olduğunu düşünüyor.

Peki Filistin yanlısı protesto hareketlerinde antisemitizmin sık sık gündeme gelmesi ve Yahudi Öğrenci Birliği’nin ESC halka açık izleme etkinliğini polis koruması altında yapmak zorunda kalması onu rahatsız etmiyor mu?

“Antisemitizm elbette beni rahatsız ediyor. Ama aynı zamanda İsrail’e yönelik her türlü eleştirinin otomatik olarak antisemitizm olarak damgalanması da rahatsız edici” diyor. Bununla birlikte şunu da ekliyor: “Kendi saflarımız içinde de dikkatli olmalı, antisemit eğilimlerle aktif şekilde mücadele etmeli ve problemli seslerin baskın hâle gelmesini engellemeliyiz.”

Antisemit eğilimler
Peki protestolarda tonu kim belirliyor?

Hem “Büyük Gösteri” hem de “Song Protest”, “Palästina Solidarität Österreich” [Avusturya Filistin Dayanışması] platformu tarafından organize ediliyor. Bu platform, Filistin yanlısı, İsrail eleştirmeni ve hatta İsrail karşıtı çeşitli grupları bir araya getiriyor.

Platformun internet sitesi, aynı zamanda “Antiimperialistisches Lager” [Anti-Emperyalist Kamp / AIK] sözcüsü olan Wilhelm Langthaler tarafından yönetiliyor. Langthaler geçmişte de İsrail karşıtı gösterilerin merkezindeki isimlerden biri olmuştu. Hamas’ın 7 Ekim saldırısını “direniş” olarak nitelendirmiş ve bunu “Yahudilerin Varşova Gettosu’ndan kaçış girişimiyle” kıyaslamıştı. Cumartesi günü yapılacak gösteride konuşma yapması bekleniyor.

Dokumentationsarchiv des österreichischen Widerstandes [DÖW], AIK’yi daha 2003 yılında “sol görünümlü antisemitizm” olarak sınıflandırmıştı.

Gösterinin destekçileri arasında ayrıca “BDS Austria” da bulunuyor. Uluslararası faaliyet gösteren “Boycott, Divestment and Sanctions” [BDS] hareketi, İsrailli şirketlerin, sanatçıların ve sporcuların boykot edilmesi çağrısında bulunuyor ve 2020 yılında Avusturya Parlamentosu tarafından antisemitik olarak değerlendirilmişti.

Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi ise 2021’de şu değerlendirmeyi yapmıştı: “BDS hareketinde olduğu gibi, Palästina Solidarität Österreich’in amacı da İsrail devletini gayrimeşrulaştırmak ve ortadan kaldırmaktır.”

Gösterinin destekçileri arasında Linkswende veya Komünist Gençlik gibi çok sayıda sol grup da yer alıyor. Ancak bazı sol gruplar bilinçli şekilde uzak duruyor. Örneğin Viyana merkezli Links Partisi mart ayında destekçi listesinde yer alırken, artık listede bulunmuyor.| ©DerVirgül

Yayınlama: 15.05.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.